Serebral Palsi

Serebral Palsi’ nin diğer adı beyin felci olarak tanımlanır. Serebral Palsi Nedir? dediğimizde doğum öncesinde, doğum sırasında veya sonrasında merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden dolayı oluşan tablodur.

Serebral Palsi de Beynin oksijensiz kalması sonucu olabileceği düşünülmektedir. Tedavisi yoktur, ancak etkisinin en aza indirilmesi söz konusudur. Buda TheraSuit Metodu ile gerçekleşmektedir. 

Serebral Palsi’ de yaptığımız her şey beynin kontrolü altındadır. Vücudumuzdaki her bir kas, beynin farklı bir bölgesi tarafından kontrol edilir. Serebral Palsi (SP), bu beyin bölgelerinden birinde gelişim kusuru veya herhangi bir olaydan ötürü tahribat vardır. Serebral, beyinle ilgili. Palsi ise kas kontrolünde yetersizliği anlatır.

Sonuç olarak, Serebral Palsi (SP) beynin herhangi bir bölümündeki bozukluğu anlatır. Serebral Palsi’ li (SP) bireylerde güçsüzlük, sertlik, yavaşlık, titreme ve denge bozukluğu gibi pek çok sorun gözlenebilir.

Sorunlar hafiften ağıra değişiklikler gösterebilir. Hafif tip Serebral Palsi (SP) de, bireylerin bir kol veya bacağında belli belirsiz bir acemilik vardır ve çoğu kez tanı güçlüğü yaşanır. Ağır tiplerinde ise günlük yaşam aktiviteleri sırasında çok ciddi güçlükler yaşanır.

Serebral Palsi Görülme Şekilleri Nelerdir?

  • Spastik Serebral Palsi

En sık görülen tiptir. Spastisite kasların tutuk ve gergin olması demektir. Kaslar, beynin hasarlı bölgesinden uygunsuz emirler aldıkları için olması gerekenden daha serttir. Sağlıklı bir bireyin hareketi esnasında bir grup kas kasılırken, bu grubun aksi yönde hareket eden diğer kaslar gevşer ve bu sayede hareketin yapılması mümkün olur. Serebral Palsi (SP) ise her iki grup aynı anda kasılarak hareketin gerçekleşmesini olanaksız hale gelir.

  • Atetoid Serebral Palsi

Atetoid (veya atetoz) kontrol edilemeyen hareketleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu kontrol yetersizliği, özellikle harekete başlama anında çok daha belirgin olabilir. Çocuğun oyuncağını veya kaşığı kavramaya çalışmasıyla istek dışı hareketler artar. Bu tipte kaslar çok zayıftır ve taşıma esnasında çocuğun pelte gibi olduğu hissedilir.

  • Ataksik Serebral Palsi

En az görülen tiptir. Ataksik (veya ataksi) sıçrayıcı tarzda hareketleri tanımlar. Bu çocuklarda denge ile ilgili önemli sorunları vardır.

  • Karışık Tip

Pek çok çocuk, birden çok tipe ait bulgulara birlikte sahip olabilir. Bulgular bir çocuktan diğerine ciddi farklılıklar gösterir.

  • Hemipleji (Hemiparezi): Vücudun bir tarafındaki kol ve bacak etkilenmiştir.
  • Dipleji (Diparezi): Her iki bacak daha çok etkilenmiştir. Genellikle kol ve el fonksiyonlarında da az etkilenme söz konusudur.
  • Kuadripleji (Kuadriparezi- Tetraparezi): Her iki kol ve bacakla birlikte gövde de tutulmuştur. Yüzdeki, ağız çevresindeki ve yutkunma ile ilgili kaslarda da etkilenme olabilir.

Serebral Palsi Doğum Öncesi Nedenleri

  • Akraba evlilikleri
  • Hamilelik döneminde geçirilen hastalıklar
  • Plasenta bozuklukları nedeniyle bebeğin anne karnında oksijensiz kalması
  • Kan uyuşmazlığı
  • Şeker hastalığı
  • Anne adayının kullandığı ilaçlar
  • Hamilelik döneminde alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımı
  • Hipertansiyon
  • Hamilelik döneminde yoğun radyasyona maruz kalma
  • Genetik etkenler
  • Annenin yaşı
  • Annenin yetersiz ve sağlıksız beslenmesi

Serebral Palsi Doğum Sırasındaki Nedenleri

  • Erken doğum veya geç doğum
  • Bebeğin 2,500 gr altında doğması
  • Kordon dolanması
  • Doğumun uzun sürmesi
  • Doktor hataları
  • Zor doğum
  • Bebeğin anormal gelişi
  • Yetersiz doğum koşulları
  • Çoğul gebelikler
  • Doğum kazaları (bebeği düşürme, vakum kullanımındaki hatalar)

Serebral Palsi Doğum Sonrası Nedenleri

  • Doğum sonrası bebeğin solunumunun yetersiz kalması
  • Menenjit
  • Beyin iltihaplanması
  • Kafa travması
  • Beyin kanaması
  • Ağır sarılık
  • Aşırı ateş yükselmesi
  • Bebeğin sağlıksız ve yetersiz beslenmesi
  • Kalp ve akciğer anomalileri

Serebral Palsi (SP) nin Görülme Sıklığı Nedir?

Gelişmiş ülkelerde yaklaşık olarak her bin çocuktan yaklaşık ikisinde görüldüğü bildirilmektedir. Türkiye’de ise bu oran her bin çocukta yaklaşık 4 olarak belirtilmiştir. 

Serebral Palsi (SP) ye Neden Olan Faktörler Neler Olabilir.

  1. Beyin bir nedenle normal büyüme ve gelişimini gerçekleştirememesi
  2. Gebeliğin ilk aylarında, annenin geçirdiği kızamıkçık gibi enfeksiyonlar veya beyin gelişimini engelleyen anormallikler
  3. Doğum esansında, bebek yeterli oksijen alamaması
  4. Doğumu takip eden günler içerisinde, bebeğin geçirdiği menenjit gibi ciddi enfeksiyonlar beyin gelişimine engel olması
  5. Yaşamın ilk yıllarında geçirilen kazalar kalıcı beyin hasarına yol açması

Serebral Palsi (SP) Olduğu Genel Olarak Nasıl Anlaşılır?

Bazı bireylerde, ayrıntılı tetkik ve muayeneye rağmen SP nedenini ortaya koymak mümkün olamayabilir. İleri MRG incelemeleri ve bazı yeni gelişmiş kan testleri ile, daha fazla sayıda hastada nedene ulaşılabilmektedir. Bugün, tüm Serebral Palsi (SP)’ lerin yaklaşık %75’ inin hamilelik sırasındaki nedenlere, %10-15’ inin zorlu doğum ve yeni doğan dönemindeki rahatsızlıklara bağlı olduğu, geri kalan %10’ un ise yaşamın erken haftalarındaki kaza ve hastalıklara bağlı ortaya çıktığı bilinmektedir.

Serebral Palsi (SP) Kaç Yaşına Kadar Görülür?

SP oluşabilmesi için, yukarıda sıralanan sorunların beş-altı yaşlarına kadar vücudu etkilemesi gerekir. Bu yaştan sonra da bazı nörolojik sorunlar gelişebilir, ancak bu durum tipik SP farklıdır. Erken doğan çocuklar özellikle risk altındadır.

Serebral Palsi (SP) ye Eşlik Eden Diğer Sağlık Problemleri Nelerdir?

Zaman zaman çocuklar başka ilave zorluklara da sahip olabilirler:

  1. İşitme sorunları- bütün Serebral Palsi (SP) li bireyler bir odyolog tarafından görülmelidir.
  2. Görme sorunları- Şaşılık oldukça sıktır. Başka göz sorunları da görülebilir. Göz hekimi tarafından muayene edilmelidir.
  3. Epilepsi- Serebral Palsi (SP) li çocukların yaklaşık üçte birinde gelişir. Değişik tipleri olabilir ve çocuk nöroloji uzmanının müdahalesi gerekebilir.
  4. Öğrenme ile ilgili sorunlar- Yaşamın ilk yıllarında, gerçek potansiyeli değerlendirmek çok mümkün olamaz. Ancak çok ciddi fiziksel engeli olan çocuklar normal zekaya sahip olabilir. Erken dönemde öğrenme ile ilgili bir gecikme söz konusu ise, bu durum çoğunlukla “gelişme gecikmesi” olarak adlandırılır.
  5. Algı sorunları- cisimlerin boyut ve şekillerine karar vermede zorluk yaşarlar ve bu tür algı sorunları genellikle okul çağına kadar tanınamaz.
  6. Mide- yemek borusunda geri taşma (reflü)- yemeklerin yemek borusundan yukarı çıkması hali oldukça sıktır. Kusma ve yemek sırasında huzursuzluk en sık bulgulardır. Sorunun devamı halinde yemek borusu ucunda bir tahriş oluşur (özofajit) ve durum çocuklar için çok rahatsız edicidir.
  7. Ortopedik problemler- Bireyler büyüyüp geliştikçe gergin ve katı durumdaki kasların boyu kısalır ve eklemlerde şekil ve fonksiyon bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu sorunlar, en çok ayak bileği, diz, kalça, dirsek ve el bileğinde görülür. Bunun dışında, Serebral Palsi (SP) li bireylerde kalça çıkığı gelişimi açısından büyük risk taşırlar. Kalçanın belirli aralıklarla izlenmesi çok önemlidir. Sadece muayene yetmez, Omurga eğriliği daha az rastlanılan bir sorundur.
  8. Kabızlık- oldukça sıktır. Nedeni her zaman açık değildir. Çoğu kez hareketsizliğe ve lifli gıdaların diyetle yeterince tüketilememesine bağlanır.
  9. Beslenme güçlükleri-ciddi tutulumu olan bazı hastalarda çiğneme ve yutma ile ilgili sorunlar vardır. Bu durum yemek sürecini uzatır ve zorlaştırır. Sonuçta, çocuk ihtiyacı olandan daha az besin alma durumu ile karşı karşıya kalır. Diğer bir grup Serebral Palsi (SP) hastası ise normal beslenebildiği halde yeterince aktif olamadıkları için gereksiz kilo alımı riski ile karşı karşıyadır.
  10. Tükürük kontrolü sorunu- erken dönemde çoğunlukla gözlenen salya akması problemi bazılarında kalıcı olabilir.
  11. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları Özellikle çiğneme ve yutma sorunları olan bireylerde görülür. Öksürme sırasında bazı besinler istemeden soluk borusuna kaçabilir. Bu hal, astım nöbetlerini andırır. Akciğer sorunlarının gelişimi için her zaman böyle bir olay gerekmez, diğer bireyler nasıl akciğer enfeksiyonu, zatürree ve astım geçiriyorsa SP li çocuklar da aynı hastalıklara tutulabilirler.

Serebral Palsi (SP) nin Kesin Tedavisi Mümkün müdür?

Serebral Palsi (SP) terimi kalıcı bir rahatsızlığı anlatır. Bu hastalıkla ilgili sorunlar yaşam boyu devam eder. Ancak, yaş ilerledikçe uygun tedavi yaklaşımlarının katkı ve desteği ile bu sorunlara uyum sağlamayı onlarla başa çıkmayı öğrenebilir. Tedavi, hastalığı tamamen yok edemese de anlamlı iyileşmeler sağlanır.

Ancak zamanla durumunda kötüleşmeler görülebilir. Bu kötüleşmenin olası nedenleri aşağıda sıralanmıştır:

  1. Serebral Palsi (SP) li bireyin giyinmeyi, bağımsız yemek yeme gibi sıradan işleri öğrenmesi beklenenden uzun zaman alır. Büyüme çağında kemikler kaslardan daha hızlı uzar. Büyüme hızları arasındaki bu fark, kasların göreceli olarak daha da kısalmasına ve eklem çevresi şekil bozukluklarının belirginleşmesine neden olur. Kasların sertliği kasılma veya eklem kısıtlılıklarına bağlı olabilir. Çoğu kez bu iki durumu birbirinden ayırmak çok kolay olmasa’ da, sadece gergin kası, gergin ve aynı zamanda kısa kastan ayırt etmeye çalışmak şarttır. Çünkü bu iki durum farklı tedavi yaklaşımları gerektirir.
  2. Çocuğu etkileyen kulak veya boğaz enfeksiyonu, diş enfeksiyonları gibi herhangi bir hastalık, çocuğun ilerlemesini bir müddet duraklatabilir.
  3. Duygusal stresler. Çocuk, eğer bir yeteneğin geliştirilmesi için çok fazla zorlandığını hissederse, tepkisel olarak o işe karşı direnç geliştirebilir. İlerlemede yavaşlama veya duraklama, kötüleşme anlamına gelme 

Serebral Palsi (SP) Tedavisinde Kullanılan Yaklaşımlar Nelerdir?

Serebral Palsi Tedavisinde son 10 yıl içinde bazı yeni yaklaşımların uygulanması mümkün olabilmiştir.

Tedavi 3 ana başlıkta değerlendirilebilir:

  1. Hareket sorunlarının tedavisi
  2. Eşlik eden diğer hastalıkların tedavisi
  3. Destek tedavileri

Fizyoterapist hareket sorunlarının tedavisinde anahtar rol oynar.

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon uygulamaları aynı zamanda aşağıda tartışılan diğer uygulamaların başarılı olması için de hayati önem taşır.

  1. Bireylerin büyük çoğunluğu, gelişimlerinin belirli basamaklarında yardımcı cihazlar kullanır. Bu cihazlar hafif materyalden özel imal edilmiş anatomik yapılara uygun ve fonksiyonel cihazlar olmalıdır.
  2. Botoks sıkı ve gergin kaslar için son yıllarda önerilen bir tedavi yöntemidir. Özellikle, yürümeyi öğrenmeyi güçleştiren uyluk ve baldır kaslarındaki gerginlikler için tercih edilmektedir. Enjeksiyon bölgesinde hafif bir sızı dışında yan etki gelişmesi ihtimali çok düşüktür. Son zamanlarda kol ve el kaslarının aşırı gerginliğinin azaltılmasında da tercih edilmektedir. Öncesi ve sonrası kapsamlı fizyoterapi programı gereklidir.
  3. Omuriliğin bazı liflerinin kesilmesi gerginliği azaltmak için tercih edilen bir ameliyattır. Faydası konusunda halen sonuçlandırılamamış bir tartışma devam etmektedir. Uygulanması halinde işlem sonrası çok kapsamlı bir fizyoterapi gerekir.
  4. Ortopedik cerrahi. Çoğu kez bacaklar, nadiren de kollar için tercih edilir. Bazı çocuklar omurga eğriliği nedeniyle de cerrahi olarak tedavi edilirler. Ameliyat sonrası bakımda, fizyoterapi ve uygun ortez seçimi çok önemlidir.

Kalça : Erken dönemde tanınması halinde yumuşak doku girişimleri çoğu kez yeterlidir (düzenli kalça grafisi çekilmesinin önemi büyüktür). Küçük çocuklarda sadece adduktor (kasık içi) kasları uzatmak yetebilir. Ancak bazı vakalarda, kemikleri de kapsayan daha büyük ameliyatlar gerekli olabilir. Çocukların büyük çoğunluğunda cerrahi tedavi kalçayı yerine koymayı değil, yerinde tutmayı amaçlayarak ileriki yıllarda ağrılı olabilecek bir kalça çıkığının oluşumunu engellemeye çalışır.

Diz : Hamstringlerin uzatılması ile dizin açılabilmesi ve bu sayede yürüyüşün iyileştirilmesi mümkün olabilir. Bazen gergin kasın bir kısmının önden arkaya taşınması ile diz çevresi tutukluk azaltılabilir.

Ayak Bileği ve Ayak : Ortopedik cerrahinin en çok gerektiği vücut bölgesidir. Çok seviyeli cerrahi, en çok bağımsız veya minimal destekle yürüyebilen çocuklarda işe yarar. Cerrahinin amacı deformiteleri düzeltmek, yürüyüşün görünüm ve etkinliğini arttırmaktır. Bir yıla kadar uzayan iyi planlanmış yoğun fizyoterapi programı ile cerrahiden beklenen yarar en üst düzeye çıkarılabilir. 

Serebral Palsi (SP)’de Eşlik Edebilecek Diğer Sağlık Problemleri Neler Olabilir?

  1. Epilepsi : Geçtiğimiz yıllar içinde epilepsiye ilişkin bilgiler çok artmıştır. Epilepsinin pek çok tipi vardır ve tedavi tipe göre değişir. Pediatrik nörologlar nöbetleri en iyi kontrol eden ve en az yan etkiye sahip ilacı tercih eder.
  2. Mide-Bağırsak Kaçağı (Reflü) : Yemek sonrası çocuğun bir süre dik tutulması işe yarayabilir.
  3. Tükürük Kontrolü : Oral-motor rehabilitasyon salya sorunun çözümünde önemli rol oynar. Takipte ağız bakımının ve çürük mücadelesinin önemi büyüktür.
  4. Kabızlık : Serebral Palsi (SP) li bireyler çok sık kabız olurlar. Sıvı alımının ve lifleri gıda tüketiminin arttırılmasıyla çoğu kez bu sorun çözülebilir.
  5. Beslenme : Yeterli beslenme için diyetisyen desteği alınmalıdır. Yürümeyi öğrenmeye çalışan çocukların aşırı kilo alması mutlaka önlenmesi gereken önemli bir sorundur. Kilo alımında yetersizlik ise beslenme ile ilgili bir soruna işaret eder. Oral-motor eğitim etkin beslenme ve oluşabilecek sorunların giderilmesinde çok önemlidir.

Serebral Palsi (SP)’de Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yöntemleri Nelerdir?

Erken girişim programları, sadece çocuğun hareket kabiliyetini geliştirmeyi değil, tüm gelişim sürecini olumlu yönde geliştirmeyi amaçlar. Bu amaçla en sık kullanılan iki yaklaşımdan birisi özü yoğun egzersiz programına dayanan suit terapi metodu ikincisi ise Nöro gelişimsel Tedavi (Bobath yaklaşımı) olarak da bilinir ve bireylerin hareket yeteneklerinin değerlendirilmesi ve yönlendirilmesini hedefler. Günümüzde SP li bireyler ile çalışan fizyoterapistler duyu-motor bozukluklara neden olan farklı tablolarda bu iki tedavi yöntemini yaygın olarak kullanmaktadırlar.

Serebral Palsi (SP) li Çocuklarda Görülebilecek Psikolojik Problemler Neler Olabilir?

Bazı Serebral Palsi (SP) li bireyler gelişim süresi boyunca üstesinden gelinmesi güç saldırganlık ve asosyal davranışlar gösterebilir. Fonksiyonların’ dan herhangi biriyle ilgili engel, davranış değişikliklerini tetikleyebilir (örneğin; mevcut (ciddi konuşma güçlükleri olan çocuklar başkalarıyla iletişim kurmaya çalışırken yaşadıkları zorluk nedeniyle çığlık atmaya, ağlamaya başlarlar). Bu tür sorunların aşılamaması, çocuğun mücadeleden vazgeçmesine, zorluk çekilen davranışı yapmaya çalışmaktan çekinmesine neden olarak bağımsızlığını kazanmasını engelleyebilir. 

Serebral Palsi (SP) li Çocukların Ailelerinin Karşılaştığı Psikolojik Sorunlar Neler Olabilir?

Ailelerin, sorunun neden ve niçin hakkındaki kuşku ve kaygıları çoğu zaman devam eder. Bu anlaşılabilir ve doğal bir haldir. Aileler çoğu kez kendilerini veya hamilelikten doğum kadar olan süreçte görev almış birilerini suçlama eğilimindedirler. Ancak, ailenin sorundan sorumlu tuttuğu olayın gerçek neden olmama olasılığı çok yüksektir. Dolayısıyla ailenin olayın gelişimini engellemek için yapabileceği bir şey yoktur. Ailelerle sorunun tartışılması, kaygılarının tedavi ekibiyle paylaşılması sorunun çözümünü kolaylaştırabilir. Aileler kendilerini öfkeli, yıkık, yalnız ve inançsız hissedebilirler.

Serebral Palsi (SP) li Çocuğu Bulunan Ailelerin Genel İhtiyaçları Nelerdir?

Her ailenin ihtiyaçları farklıdır. Aşağıdaki gibi özetlemek mümkün olabilir;

  1. Sorulara cevap bulmak : Cevap aranan soruları akla geldikçe bir kağıda sıralamak ve muhatabını bulunca tartışmak iyi bir fikirdir.
  2. Çocuğun sorunlarını anlam konusunda destek : Duyguları, umutları, korkuları da paylaşacak ortamın hazırlanması gerekir. Desteği aile bireylerinden, arkadaşlardan, benzer sorunları yaşayan diğer ailelerden ve konunun uzmanlarından bu amaçla destek alınabilir.
  3. Yardımcı kuruluşlar hakkında bilgiye ulaşma.
  4. Çocuğun yardım etmenin en iyi yolunu bulma konusunda yardım ve destek.
  5. Bir mola vermek. Pek çok aile için çok önemlidir. Özellikle sorunları çok ağır ve çok ciddi yardım gerektiren çocukların aileleri için bu çok önemlidir. Mola, ailenin bir süre istirahatına ve başka işlere zaman ayırabilmesine olanak sağlar.

 

63  : Toplam Görüntüleme, 2  : Bugün Görüntüleme

Yukarı Çık